Merhaba,
Son otuz yılını bilim ve teknoloji dünyasında zevkle geçirmiş bir bilim insanı ve bir mühendis olarak buradayım. Bu ilk yazıda özet olarak hayat hikayemden bahsetmek ve kendimi tanıtmak isterim.
1962’de Rize, Merkez ilçe, Gündoğdu nahiyesi, Bozukkale köyündeki evimizde dünyaya geldim.
İlk okula 1968 yılında Bozukkale ilk okulunda başladım, ikinci sınıfın ilk dönemini İstanbul, Fatih’te bulunan Oruç Gazi İlköğretim Okulu’nda okudum. Sonra tekrar köyümüze döndük. Dördüncü sınıftan sonra 1972 yılında İstanbul Suadiye’ye yerleştik ve ben de ilkokulu Suadiye Mehmet Karamancı İlkokulu’nda bitirdim.
Ortaokul ve liseyi Suadiye Lisesi’nde okudum. 1979 yılında mezun oldum ve o yıl okulumuzdan herhangi bir üniversiteye girmeye hak kazanan üç kişiden birisi olmuştum. İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’ne kayıt oldum. Bu bölümde “istediğim kadar” matematik bulamadığımdan tekrar üniversite imtihanına girdim ve en çok matematik bulacağım mühendislik dalı olduğu tavsiyesi ile İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümüne geçtim. Burada çok mutlu oldum ve beni tatmin edecek kadar mühendislik ve matematik buldum. Bazen de yüksek lisans ve doktora derslerine devam edip merakımı gidermeye çalıştım.
1984 yılı Haziran ayında fakülte ikincisi olarak mezun oldum. Eylül ayında Elektrik-Elektronik Fakültesi’nde asistan olarak ilk devlet memurluğuna başladım. Aynı zamanda da master programına kayıt oldum. Hayalim bilim insanı olmaktı ve bunun için ABD’de master ve doktora yapmak istiyordum. Bu amaçla Milli Eğtim Bakanlığı’nın açtığı yurt dışı master doktora burs imtihanlarına girdim ve ABD’de Milli Eğitim burslusu olarak okumaya hak kazandım. Bu arada param yettiği kadarıyla birçok Amerikan üniversitesine başvurdum. California Institute of Technology ülkemizde pek tanınan bir üniveriste değildi. ABD’de okuyan ve bizden önce mezun olan büyüklerimize sorduğumda çok iyi bir okul olduğunu söylediler. Önemli bir özelliği de başvuru ücreti talep etmemesiydi. Ben de, “Kabul etmezler ama, nasıl olsa başvuru ücreti yok.” diyerek başvurdum.
20 Mart 1985 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın ısrarı ile, daha herhangi bir üniversiteye kabul edilmeden öncelikle dil eğitimi için Amerika’da English Language Center, Saint Petersburg, Florida’ya gittim ve dil eğitimime başladım. Yapılan seviye tespit sınavında 8 kurlu sistemde 8. kura yerleştirildim, yani bir ayda kursu bitirmiş oldum. ABD’ye gidişimden on gün sonra İstanbul’dan bana acil bir mesaj geldi, mesajda California Institute of Technology’e (Caltech) tam burslu olarak kabul edildiğim bildiriliyordu. Ümitsizce başvurduğum en iyi okul beni kabul etmiş ve bütün masraflarımı da üstlenmişti.
Dil okulunda yapacak işim kalmamıştı. Caltech’teki öğrenciliğimin başlayacağı Kasım 1985’ten çok önce, Haziran 1985’te Pasadena, California’ya gittim ve okulun yurdunda kalmaya başladım. İlk bilgisayarım 150 Dolar’a aldığım Commador 64’tü ve bunu Florida’da almıştım. Onu televizyona bağlar ve öyle kullanırdık. Yaz boyunca bol bol bu bilgisayarımda BASIC dilinde numerik metot programları yazdım. İlk dönem alacağım dersleri çalıştım ve İngilizcemi işler hale getirmeye çalıştım.
Caltech çok çok özel bir yerdi. İnanılmaz güzel bir bilimsel ortamı vardı ve çok kaliteli bir sosyal gruba sahipti. İklim de çok güzeldi. Bilim insanı olmak için ne gerekiyorsa hepsi fazlası ile vardı. Okulda çok sayıda Nobel Ödülü almış hocamız vardı. Bunlardan birisi de Richard Feynman’dı. Onun dersini almadım, ama dinleyici olarak derslerine girdim. Onun dersleri dersten çok mitinge benziyordu. Bütün salon dolu ve ayakta da dinleyiciler olurdu.
1986 yılında master derecemi aldım. 1989 yılında da doktora derecemi aldım. 1987 yılının 20 Aralık’ında Gülser Hanım ile hayatımızı birleştirdik ve 31 Aralık 1987’de birlikte ABD’ye gittik. Mezun olmadan bir yıl önce Suudi Arabistan Kral Fahd Üniversitesi College of Computer Science and Engineering’den Dr. Muhammed Suwaiyyel bizim okulu ziyaret etmişti. Tanışır tanışmaz bana hemen iş teklif etti. Ben de mezun olur olmaz o üniversiteye gidip “assistant profesor” olarak 27 yaşında çalışmaya başladım. Niyetim iki yıl kalıp Türkiye’ye dönmekti, sekiz yıl sürdü. Bu arada bir yıllığına Caltech’e “Visitin Associate Prof.” olarak “sabbatical” için gittim.
Master çalışmalarımda daha çok Signal Processing, Information Theroy ve Coding ve tabi ki Automatic Control konularında dersler aldım. Doktora çalışmam ise Robust Control ve H_infininty Optimal Control konularında idi. Mezuniyetten sonraki akademik hayatımda da aynı konularda çalışmaya devam ettim ve bilhassa H_infinity Approximation konusunda çalıştım. Üç adet doktora ve dört adet de master öğrencisi mezun ettim. 1993 yılında doçent oldum.
1996 yılında Türkiye’ye dönüp, bilim ve teknolojidedeki akademik birikim ile sanayici olup ekonomik hayata katkıda bulunmaya karar verdim ve bir yıllık hazırlık sonucu teknoloji geliştiren bir şirket kurmak üzere Haziran 1997’de Türkiye’ye döndüm.
Mobil ve uydu haberleşmesi konusunda araştırma ve geliştirme yapan ekipler kurdum ve bu ekipler çok sayıda ürün geliştirip ürettiler, Türk ve dünya piyasalarına sundular.
Türkiye’ye döndükten sonra ilk yıllarda büyük bir gayret ile sanayici olarak gayret göstermenin yanında, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde hocalık yapmaya devam ettim. 2009 yılında Yalova Üniversitesi’nde profesör olarak atandım.
1 Ağustos 2011 tarihinde atanan ilk bakan yardımcısı olarak Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcılığı görevime başladım.
1997 yılında başlayan girişimci, sanayici faaliyetlerimde çok geniş bir tecrübem oluştu. Türkiye’de girişimci ve bilhassa teknoloji girişimcisi olmanın ne kadar zorluklarla uğraşmayı gerektirdiğini bizzat yaşadım. Bakan yardımcısı olarak Türkiye’nin bilgi ekonomisine geçmesi için gerekli adımların atılması için gayret etmekteyim.